menu.png

Manual Compare



•••► •••►
Verse Turkish: NT (1987, 1994) English: King James Version
1 İsa bunları söyledikten sonra, gözlerini gökyüzüne dikip şöyle dedi: «Baba, saat geldi. Oğlunu yücelt ki, Oğul da seni yüceltsin. These words spake Jesus, and lifted up his eyes to heaven, and said, Father, the hour is come; glorify thy Son, that thy Son also may glorify thee:
2 Çünkü sen O'na tüm insanlık üzerinde yetki verdin. Öyle ki, O'na verdiklerinin hepsine sonsuz yaşam versin. As thou hast given him power over all flesh, that he should give eternal life to as many as thou hast given him.
3 Sonsuz yaşam, tek gerçek Tanrı olan seni ve gönderdiğin İsa Mesih'i tanımalarıdır. And this is life eternal, that they might know thee the only true God, and Jesus Christ, whom thou hast sent.
4 Yapmam için bana verdiğin işi tamamlamakla seni yeryüzünde yücelttim. I have glorified thee on the earth: I have finished the work which thou gavest me to do.
5 Baba, dünya var olmadan önce ben senin yanındayken sahip olduğum yücelikle şimdi beni yanında yücelt. And now, O Father, glorify thou me with thine own self with the glory which I had with thee before the world was.
6 «Dünyadan bana verdiğin insanlara senin adını açıkladım. Onlar senindiler, bana verdin ve senin sözüne uydular. I have manifested thy name unto the men which thou gavest me out of the world: thine they were, and thou gavest them me; and they have kept thy word.
7 Bana verdiğin her şeyin senden olduğunu şimdi biliyorlar. Now they have known that all things whatsoever thou hast given me are of thee.
8 Çünkü bana ilettiğin sözleri onlara ilettim, onlar da kabul ettiler. Senden çıkıp geldiğimi gerçekten anladılar, beni senin gönderdiğine iman ettiler. For I have given unto them the words which thou gavest me; and they have received them, and have known surely that I came out from thee, and they have believed that thou didst send me.
9 Onlar için istekte bulunuyorum. Dünya için değil, bana verdiğin kimseler için istekte bulunuyorum. Çünkü onlar senindir. I pray for them: I pray not for the world, but for them which thou hast given me; for they are thine.
10 Benim olan her şey senindir, seninkiler de benimdir. Benonlarda yüceltildim. And all mine are thine, and thine are mine; and I am glorified in them.
11 Ben artık dünyada değilim, ama onlar dünyadalar. Ben sana geliyorum. Kutsal Baba, onları bana verdiğin kendi adınla koru ki, bizim gibi bir olsunlar. And now I am no more in the world, but these are in the world, and I come to thee. Holy Father, keep through thine own name those whom thou hast given me, that they may be one, as we are.
12 Kendileriyle birlikte olduğum sürece, bana verdiğin kendi adınla onları esirgeyip korudum. Kutsal Yazı yerine gelsin diye, mahva giden adamdan başka içlerinden hiçbiri mahvolmadı. While I was with them in the world, I kept them in thy name: those that thou gavest me I have kept, and none of them is lost, but the son of perdition; that the scripture might be fulfilled.
13 «İşte şimdi sana geliyorum. Sevincimin onlarda tamamlanması için bunları ben dünyadayken söylüyorum. And now come I to thee; and these things I speak in the world, that they might have my joy fulfilled in themselves.
14 Ben onlara senin sözünü ilettim, dünya ise onlardan nefret etti. Çünkü ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller. I have given them thy word; and the world hath hated them, because they are not of the world, even as I am not of the world.
15 Onları dünyadan uzaklaştırmanı değil, kötü olandan korumanı istiyorum. I pray not that thou shouldest take them out of the world, but that thou shouldest keep them from the evil.
16 Ben dünyadan olmadığım gibi, onlar da dünyadan değiller. They are not of the world, even as I am not of the world.
17 Onları gerçekle kutsal kıl. Senin sözün gerçektir. Sanctify them through thy truth: thy word is truth.
18 Sen beni dünyaya gönderdiğin gibi, ben de onları dünyaya gönderdim. As thou hast sent me into the world, even so have I also sent them into the world.
19 Onlar da gerçekle kutsal kılınsınlar diye kendimi onların uğruna adıyorum. And for their sakes I sanctify myself, that they also might be sanctified through the truth.
20 «Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. Neither pray I for these alone, but for them also which shall believe on me through their word;
22 Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar. And the glory which thou gavest me I have given them; that they may be one, even as we are one:
23 Ben onlarda, sen bende olmak üzere tam bir birlik içinde bulunsunlar ki, dünya beni senin gönderdiğini, beni sevdiğin gibi onları da sevdiğini anlasın. I in them, and thou in me, that they may be made perfect in one; and that the world may know that thou hast sent me, and hast loved them, as thou hast loved me.
24 Baba, bana verdiklerinin de bulunduğum yerde benimle birlikte olmalarını ve benim yüceliğimi, bana verdiğin yüceliği görmelerini istiyorum. Çünkü dünyanın kuruluşundan önce sen beni sevdin. Father, I will that they also, whom thou hast given me, be with me where I am; that they may behold my glory, which thou hast given me: for thou lovedst me before the foundation of the world.
25 Adil Baba, dünya seni tanımıyor, ama ben seni tanıyorum. Bunlar da beni senin gönderdiğini biliyorlar. O righteous Father, the world hath not known thee: but I have known thee, and these have known that thou hast sent me.
26 Bana beslediğin sevgi onlarda olsun, ben de onlarda olayım diye senin adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim.» And I have declared unto them thy name, and will declare it: that the love wherewith thou hast loved me may be in them, and I in them.
21 That they all may be one; as thou, Father, art in me, and I in thee, that they also may be one in us: that the world may believe that thou hast sent me.